 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Our expert term paper writing service is available for only $12.95 per page! Order Now!
Any Questions?
Feel free to contact our experienced customer support team.
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|
|
Milli mücadele yıllarının en önemli tanıklarından biri ve Cumhuriyet gazetesinin kurucusu olan Yunus Nadi’nin kaleme aldığı bu eser, Atatürk’ün Samsun’a ayak basmasından hemen önceki planları ile Sivas Kongresinden sonra oluşturulan Temsil Heyetinin, Müdafai Hukuk Cemiyeti teşkilatlanmasına ek madde olarak çıkarttığı Gizli teşkilat nizamnemesinin yayınlanması arasındaki sürece ışık tutuyor. Eserinde Kurtuluş savaşı öncesi; bir toplumu gaflet uykusundan uyandırmak için sarfedilen çabanın ne kadar büyük, katedilen yolun ise bir o kadar zoru olduğunu dile getiriyor.
Kitabın Özeti
Kitabta;
İngiliz egemenliği altında bulunan, onlar ile iyi geçinmenin en iyi siyaset olduğunu kabul eden İstanbul hükümeti ve Babıâli, bazı İttihat ve Terakkicileri ile hiç alâkaları olmamasına rağmen eski devlet memurlarını ( Ali Fethi Bey – Sofya Sefiri ) potansiyel suçlu olarak görmekte ve kontrol altında tutmak için tutuklamaktadır. Bunun gibi üzücü ve bir o kadar da moral bozucu olaylar Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkıp Milli Mücadele ateşini yakmasını engelleyemeyecektir.
Ali Fethi Bey’in arkadaşı olan Mustafa Kemal sık sık tutuklu bulunduğu Bekirağa koğuşunda O’nu ziyaret etmekte, İngilizleri fazlasıyla uyandırmadan Anadolu’ya geçmek için resmi memuriyet takibinde olduğunu ve kabul edilir edilmez yola çıkacağını anlatmaktadır. Olaylar tam Mustafa Kemal’in arzuladığı ve hedeflediği gibi gelişmekte, 3 gün süren bu yolculuk Samsun’da son bulmakta ve oradan da yapılacak Milli Mücadele çağrısı Anadolu’nun içlerine doğru yayılmaya başlamaktadır.
Bu sırada Mustafa Kemal’i Anadolu’ya göreve yollayan, İngilizlerin geciken uyandırmasıyla sonradan pişman olacakları bu karardan dönmek için çabalayacak fakat Mustafa Kemal’in dediği gibi “Atı alan Üsküdarı geçmiş” olacaktır. İlk iş olarak Anadolu’nun içinde bulunduğu durumdan kurtulma yolları üzerinde durmakta; halkı, üst düzey asker ve sivil yetkililer ile bir araya getirip Milli Mücadelenin önemini anlatmaktadır.
Samsundan Havzaya geçen Mustafa Kemal’e daha sonra Amasya’da Ali Fuat Paşa, Rauf¹ ve İbrahim Süreyya Beyler de katılacak ve altı maddeden oluşan bir nevi hareket planı oluşturulacaktır. İçeriğinde; Müdafayı Hukuk Cemiyetlerini örgütlemek hatta tek isim altında toplamak (Anadolu ve Rumeli Müdafayı Hukuk Cemiyeti), halkı temsil etmeyen Meclisi Mebusan’ın yerine İstanbul dışında Anadolu’nun merkezi bir yerinde Millet Meclisini açmak gibi önemli maddeler yer almaktadır. Amasya’dan çıkan en önemli madde ise, vatanın kurtuluşu ve milletin istiklâlini kurulacak Meclis sayesinde olacağının ilk kez vurgulanmasıdır.
Az kişiyle alınan ve ilerde önce Erzurum sonra Sivas kongreleriyle, maddeleri daha da kapsamlı hale getirilecek bu kararlar, sürekli devam etmekte olan Bâbıali baskısı altında uygulamaya konulmaktadır. Bâbıali en sonunda uyarılarına dahi cevap alamadığını farkedince - 23 Haziran 1919 - Mustafa Kemal’i, görevi maksadını aşmıştır gerekçesiyle azletmektedir. Zaten Mustafa Kemal Erzurum Kongresi sırasında askerlik görevinden ayrılış kararını açıklayacak ve halktan biri olarak Milli Mücadele’ye önderlik etmeye devam edecektir. İşte bu çıkış karşısında ne yapacağını şaşıran Bâbıali birkez daha çaresiz duruma düşecektir.
Amasya’dan Sivas’a, oradan da Erzurum’a geçen Mustafa Kemal, Doğu illerinden delegeler çağırarak, onların Ermeni tehlikesine karşın birlik ve beraberliğini sağlamayı amaçlayan bir kongre hazırlığı içine girmektedir. Toplanış amacıyla bölgesel fakat alınan kararlar bakımından tüm ulusu ilgilendiren ve ulusun kurtuluşunu hedefliyen kararlar çıkmaktadır. Bunların arasında, mandacılığa karşı çıkılmakta ve Misak-ı milli esas kabul edilmektedir. Bu ilk milli toplantıda - 7 Ağustos 1919 – toplam on maddeden oluşan kararlar alınmaktadır.
Başlıca kararlar arasında içinde; bir çok Doğu ilininde bulunduğu şehirlerin vatandan ayrılmaz bir parça olduklarına, azınlıkların mal ve can hürriyetinin korunmasına fakat hiçbir imtiyaz tanınmamasına, itilaf devletleriyle İstanbul hükümeti arasındaki anlaşmaların desteklenmemesine, kongre tarafından seçilmiş bir Temsil Heyetinin kabul görmesine ve son olarak da Kuvayi milliyenin âmil ve iradei milliyeyinin hakim kılınmasına karar verilmektedir.
Sivas’a geri dönen Mustafa Kemal - 3 Eylül 1919 – kongrenin hemen ertesi gün olacağını bildirmektedir. Aslında Mustafa Kemal Sivas’da yapılacak bir kongrenin sinyalini Amasya’da iken vermekte ve bu kongreye ait ilk davet genelgesini Amasyada iken tebliğ etmekte, Anadolu’nun en önemli bölgesi olan Sivas’da milli bir kongre oluşumunu zorunlu görmektedir.
Kongre - 4 Eylül 1919 - Mustafa Kemal tarafından bir nutukla açılmakta, ilk olarak padişaha gönderilecek yazı gündeme gelmektedir. Bu yazıda Sivas kongresinin² yapılış nedeni izah edilmekte, Meclis-i Mebusan fesh eden, Mondros mütarekesine imza atan padişah eleştirilmektedir. Bir hafta süren bu kongreden de on maddelik sonuç bildirgesi çıkacaktır fakat kararlar arasında yer bulamayan Amerkan mandası meselesi aslında tartışılan konular arasında kendine yer edinecektir. İstanbul’dan türemiş olan bu model Sivas’da da gündeme gelmekte ve kurtuluş ümidi olarak görüp bu himaye sistemini isteyenler dahi olmaktadır. Amerika’ya “ ehveni şer ” diye sarılanlar tabiki azınlıkta kalacaktır.
Kongrenin son günü - 11 eylül 1919 - Temsil Heyeti şeçilmektedir. Kongrenin yapmakla yükümlü olduğu görevleri yerine getiridiği anlaşılınca, ertesi gün bütün işlerin artık Temsil Heyetine devredildiği ve kongrenin kapandığı açıklanmaktadır.
Kongreden çıkan kararlar arasında o günkü sınırlar dahilinde kalan vatanın bölünmez bir bütün olduğuna işaret edilmekte, kuvayi milliye ve millet iradesin hakim kılınmakta, memleketin herhangi bir bölümünde yapılacak işgal ve müdahelelere seyirci kalınmaması şart koşulmakta, azınlıkların varsa hukuki tabiiyetleri tanınmamakta, kurulması gereken bir millet meclisinin³ zorunluluğu, milletin kendi vicdanından doğan milli derneklerin tek bir isim altında (A.R.M.H.C) toplanması gereği ve seçilmiş kişilerden oluşan Temsil heyetinin varlığından bahsedilmektedir.
Bir süre sonra Damat Ferit Paşa hükümeti düşerek yerine Ali Rıza Paşa hükümeti geçmekte, fakat - 16 mart 1919 - İstanbulun işgali, Meclisi Mebusan’ı yeniden toplamak isteyen bu hükümetin sonunu getirmektedir. Bu gelişmeler üzerine gizli teşkilat nizamnamesi yürürlüğe sokulmakta yalnız ilgililere özeldir denilerek; artık savaş zamanının geldiği hissedidiği için, askeri ve silahsal düzenlemeler içeren yeni kanunlar bu sayede yürürlüğe konmaktadır. Bu andan itibaren Anadolu’da başlayan Türk istiklal savaşının bütün bir dünyaya karşı kaldırılmış ihtilal bayrağı olduğu anlaşılmakta, bütün millet bir meclis seçimi için hazırlığa davet edilmektedir.
Word Count: 871
|
|
 |
|
|
 |
 |
Can't Find a Term Paper? Use our writing
service! Our writers will help you with any term paper topic, any
number of pages and level of writing. We work 24 / 7, thus, you can get
an essay in up to
24 hours from the time the order has been submitted.
Fill in the
order
form and we will start working on your paper now! |
|
 |
|